<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427</id><updated>2011-07-08T06:58:01.828-07:00</updated><category term='Nazım'/><category term='inanç'/><category term='kişilik zaafları olmayan hiç kimseciler de var. Bir de sayıca artsalar..'/><category term='Youtube'/><category term='anne'/><category term='söz'/><category term='zayıflama'/><category term='çöp'/><category term='güzel'/><category term='İ Neredeyse her gün bir yenisi açılan ve adına üniversite denilenler gibi “kuru kuru kıyafet soğuk suya ziyafet” hallerini ara soğutmasız yaşatıyor.'/><category term='anneler günü'/><category term='f tema'/><category term='bebek'/><category term='duyarlılık'/><category term='mutluluk'/><category term='hayata dair'/><category term='spor'/><category term='hayat'/><category term='yaşam'/><category term='yokluk'/><category term='Aynı anlamı taşıyan sözcüklerin hem eskisinin hem yenisinin kullanımı ile ortaya çıkansa'/><category term='video'/><category term='öz'/><category term='botoks'/><category term='silikon'/><category term='yaşamak'/><category term='okul'/><category term='gelişmiş'/><category term='karakter boşlukları'/><category term='çocuk'/><category term='toprak'/><category term='kadın'/><category term='böylesi herkesçiler dışında'/><category term='genetik'/><category term='Neyse ki'/><category term='temizlik'/><category term='çevre'/><category term='beton'/><category term='çorak'/><category term='doğa'/><category term='tekrarla zedelenen dilimiz oluyor. Bu sözcüklere göz atarsak:'/><category term='Hikmet'/><category term='uzun'/><category term='dair'/><category term='yarışma'/><category term='hormon'/><category term='tarikat'/><category term='kadın olmak'/><category term='baş örtüsü'/><category term='hak'/><category term='genç'/><category term='türban'/><category term='Yalnızca alınmış olan eğitime dair değil ama çok farklı konulara da ilgi duyabilmek. İlgi alanlarını günlük yaşama taşıyabilmek. O alanlara dair üretimde bulunabilmek.'/><category term='yağ'/><category term='turkcell'/><category term='insan'/><title type='text'>Hayata Dair</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>13</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-428106370386463209</id><published>2009-07-31T15:12:00.001-07:00</published><updated>2009-07-31T15:12:40.785-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='böylesi herkesçiler dışında'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Neyse ki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karakter boşlukları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişilik zaafları olmayan hiç kimseciler de var. Bir de sayıca artsalar..'/><title type='text'>HERKESÇİLER</title><content type='html'>Rüşvetin, hırsızlığın, dolandırıcılığın 1 kuruşu da, yanına pek çok sıfır gelmiş olanı da birken; “benimkisi herkesin yaptığının yanında ne ki? Herkes neler neler yapıyor” diyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 liralık malını 5 liraya pazarlayan ve “herkes yapıyor, n’apalım” diyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi kaçakçılığından, vergi kaçıranlardan yakınıp, kendi ödemesi gereken vergiyi ne zamanında ne de ödemesi gerektiği ölçüde ödeyenler ve “herkes yapıyor, n’apalım” diyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomi üzerine konuşup, çıkış yolları yaratıp, sonra gidip kayıt dışı ekonomiye hizmet edenler ve tabi ki yine “herkes yapıyor” diyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman eleştirdiği belli odakların ticaret zincirlerinden, çok daha ucuz olduğu için alışverişini yapıp sonra da “herkes yapıyor, ben mi kurtarcam” diyenler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elaleme verir talkımı, kendi yutar salkımı hallerinde, sürekli “herkes yapıyor n’apim, ben mi kurtarcam” sözlerinin ardına sığınan bu herkesçiler, kendileri için neredeyse yaşam boyu mazeret icat etmişler. Hani mazeret izni gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki, böylesi herkesçiler dışında, karakter boşlukları, kişilik zaafları olmayan hiç kimseciler de var. Bir de sayıca artsalar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-428106370386463209?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/428106370386463209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=428106370386463209&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/428106370386463209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/428106370386463209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/herkesciler.html' title='HERKESÇİLER'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-3577402449089691065</id><published>2009-07-31T15:11:00.002-07:00</published><updated>2009-07-31T15:12:13.000-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yalnızca alınmış olan eğitime dair değil ama çok farklı konulara da ilgi duyabilmek. İlgi alanlarını günlük yaşama taşıyabilmek. O alanlara dair üretimde bulunabilmek.'/><title type='text'>SIĞ YA DA DERİN</title><content type='html'>“Kim iyi yaşadıysa, çok gülüp çok sevildiyse&lt;br /&gt;Kim zeki insanların saygısını kazandıysa&lt;br /&gt;Kim bir sanat seriyle, güzel bir şiirle veya&lt;br /&gt;İnsanlara örnek olan bir ruh üstünlüğü ile bir eser verdiyse&lt;br /&gt;Kim dünyayı bulduğundan daha iyi bir şekilde bırakabildiyse&lt;br /&gt;Kim başkalarında en iyiyi arayıp&lt;br /&gt;Onlara kendinde olan en iyiyi verebildiyse&lt;br /&gt;Kimin hayatı insanlara ilham veriyorsa&lt;br /&gt;Kimin izleri ardından şükranla ilerleniyorsa&lt;br /&gt;İşte o kişi başarılı olmuştur”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyor B.A. Stanley dizeleriyle. Yaşama yapabilirlikleri katabilmek, yaşam süresince hayatı hayat yapan insanların sahip olduğu büyük güçlerden kuşkusuz. Varlığı sığlaştıracak olan tek düzlemde değil ama çok boyutlu yaşamla giderek zenginleşen insani donanımın kazanılmış renklerini yakın – uzak çevreye aktarabilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca alınmış olan eğitime dair değil ama çok farklı konulara da ilgi duyabilmek. İlgi alanlarını günlük yaşama taşıyabilmek. O alanlara dair üretimde bulunabilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bir kişi, kendisine ve hayata dair sürekli keşiflerle yaşamını ve içinde bulunduğu ortamı zenginleştiren, kendi sanatını, kendi şiirini, kendi tınısını yaratıyorsa eğer… Ancak o zaman, ne tokmak, ne davul, ne de tokmağın her vuruşunda çıkardığı akortsuz seslerden söz edilir kuşkusuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-3577402449089691065?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/3577402449089691065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=3577402449089691065&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3577402449089691065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3577402449089691065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/sig-ya-da-derin.html' title='SIĞ YA DA DERİN'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-6040821938736091489</id><published>2009-07-31T15:11:00.001-07:00</published><updated>2009-07-31T15:11:50.167-07:00</updated><title type='text'>29 SAAT</title><content type='html'>Kimi zaman kısa, kimi zaman uzun gelen. Kimi zaman tekdüze, kimi zaman hareketli olan. Kimi zaman renksiz, kimi zaman renkli, kimi zaman da rengarenk olan 29 saat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paylaşımından yeterince zevk alınmayan(lar)la geçirildiğinde, bir türlü sona ermek bilmeyen. Zevk alınan(lar)la geçirildiğinde uçup giden. Ama evlatla geçiriliyorsa dolu, dopdolu yaşanan, insana “işte hayat bu” dedirten 29 saat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamaya anlam katan, değeri bilinen nice 29 saatler sizin de olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-6040821938736091489?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/6040821938736091489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=6040821938736091489&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/6040821938736091489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/6040821938736091489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/29-saat.html' title='29 SAAT'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-1061879872951169830</id><published>2009-07-31T15:10:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T15:11:30.193-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İ Neredeyse her gün bir yenisi açılan ve adına üniversite denilenler gibi “kuru kuru kıyafet soğuk suya ziyafet” hallerini ara soğutmasız yaşatıyor.'/><title type='text'>İSTENMEYENLER</title><content type='html'>İstiyorlar ki; bir diplomaları olsun da nereden, nasıl olursa olsun. O nedenle, açık öğretim liseleri, fakülteleri, leblebi – çekirdek satar gibi diploma verirken, ortalık diplomalı cahillerden geçilmiyor. Neredeyse her gün bir yenisi açılan ve adına üniversite denilenler gibi “kuru kuru kıyafet soğuk suya ziyafet” hallerini ara soğutmasız yaşatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiyorlar ki; böyle havalardan gelmiş diplomalara sahip olmuşken, paralarını da havadan kazansınlar. Çalışmasınlar ama iyi para kazansınlar. O nedenle de, pek çok işyerinde kadro fazlası var zaten ve temel kadro da dahil olmak üzere, rehavetten – işsizlikten yorulmuş çalışan (!) insanlar, çay – kahve ve boş lafla mesai saatlerini tüketiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiyorlar ki; yağmur istedikleri zaman, istediklerince yağsın, çiçekler, istedikleri zaman, onlar izin verdikçe açsın. Bu nedenle de konuşuyorlar – anlatıyorlar – talep ediyorlar, ama o kadar. Yalnızca söylemde, asla eylem yok.&lt;br /&gt;İsteye isteye isteyenler, çalışmaktan hoşlanmayanlar, rehavetin tüketiciliğinde kendilerini eritenler, söylemleri her zaman eylemlerinin önünde olanlar, isteklerden demet oluştururken, içinde yaşadıkları ortamda ise isteksizlik yaratıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-1061879872951169830?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/1061879872951169830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=1061879872951169830&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/1061879872951169830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/1061879872951169830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/istenmeyenler.html' title='İSTENMEYENLER'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-9043975066750310793</id><published>2009-07-31T15:09:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T15:10:41.487-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tekrarla zedelenen dilimiz oluyor. Bu sözcüklere göz atarsak:'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aynı anlamı taşıyan sözcüklerin hem eskisinin hem yenisinin kullanımı ile ortaya çıkansa'/><title type='text'>KARIŞTIRILANLAR</title><content type='html'>Bir zamandır değerler, kavramlar, sözcükler birbirine karıştırılmakta. Duruma sözcüklerin karıştırılması yönünden bakıldığında ise, insanın içini acıtan bir Türkçe ortaya çıkmakta. Öncelikle, eski ve yeni sözcüklerin anlaşılmaz bir şekilde bir arada kullanılmasına baktığımızda, çoğu kişi cümlesini bitirirken, saygı ve hürmetlerini sunuyor ya da söyleminin başında sağlık ve sıhhat diliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı anlamı taşıyan sözcüklerin hem eskisinin hem yenisinin kullanımı ile ortaya çıkansa, tekrarla zedelenen dilimiz oluyor. Bu sözcüklere göz atarsak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Yeni&lt;br /&gt;mesut mutlu&lt;br /&gt;hürmet saygı&lt;br /&gt;misal örnek&lt;br /&gt;mesela örneğin&lt;br /&gt;sıhhat sağlık&lt;br /&gt;şeref onur&lt;br /&gt;şahıs kişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnekleri fazlalaştırmak mümkün. Ancak, özellikle bu sözcükler sıkla birlikte kullanılıyor. Yanı sıra, bir de ingilizceden alıntılar var ki, daha da tuhaflık yaratmakta. Örneğin, açılımı Very Important Person olan ve dilimize de aynen girmiş olan kısaltma VIP, gerekli gereksiz her yerde öylesi özensiz kullanılmakta ki, sanırsınız ülkemizde her 10 kişiden 6’sı çok önemli kişi. Aynen, önüne gelenin etkili nokta yetkilisi, sanatçı ve hatta devlet sanatçısı yapıldığı ülkemizde, ulufe dağıtır gibi unvan dağıtarak insanların payelendirilmesi gibi; pek çok ortamda pek çok kişi VIP.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benliğimize, kültürümüze sahip çıkmak, geliştirmek istiyorsak eğer, öncelikle dilimizi kullanmayı iyi öğrenmeli, doğrusunu yazıp söylemeye özen göstermeliyiz. Aynı sözcüğün hem eskisini hem yenisini aynı cümlede kullanmak yerine, günümüz türkçesine daha uygun yenisini yeğlemeli, yerel ağzın karakteristik sözcüklerinden vazgeçmemeliyiz. Vazgeçeceğimiz bir şey varsa o da; pek öykündüğümüz, ulaşmaya, içine girmeye, bir parçası olmaya çalıştığımız, onca çalışmada pek çok taviz verdiğimiz, gelişmiş toplum diye adlandırdığımız toplumların dillerindeki sözcükleri alıp aynen kullanmak olmalı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-9043975066750310793?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/9043975066750310793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=9043975066750310793&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/9043975066750310793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/9043975066750310793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/karistirilanlar.html' title='KARIŞTIRILANLAR'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-8792348702535259407</id><published>2009-07-31T15:01:00.000-07:00</published><updated>2009-07-31T15:09:44.971-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yarışma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turkcell'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='f tema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Youtube'/><title type='text'>PARALANAN PARA</title><content type='html'>Çok yüzmilyonbin lira ya da avro karşılığı ayaktopu peşinde koşanlar ve onları koşturanlardan eğlendirici dünyanın eğlendiricilerine, etkili nokta yetkililerinden bir kısım ne işle iştigal ettikleri namalum işadamlarına, paraya para demeyenlerin sayısı giderek artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de azyüz lira sabit ücretle geçinip, yine de paraya para demeyenler var ki, çok şaşırtıcı. Azyüz lira para kazananlar kuruşları ve özellikle de 1 kuruşları paradan saymıyorlar. Anlaşılmaz bir direnişle, ağızlarını bir türlü bir türlü alıştıramadıkları yeni para biriminde, hala eski binlikleri, milyonları kullanırken ısrarla, 1 kuruşları geçersiz sayıyorlar ya da para üstü olarak vermiyorlar.&lt;br /&gt;İnsan, acaba, diyor, bu azyüz lira para kazananlar, ayaktopçularının ve de eğlendiricilerin hayatlarının sıkı takipçileri olduklarından mı, hayatın ve olayların ve değerlerin aslından böylesi habersizler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-8792348702535259407?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/8792348702535259407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=8792348702535259407&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/8792348702535259407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/8792348702535259407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/07/paralanan-para.html' title='PARALANAN PARA'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-5354363620761985751</id><published>2009-01-31T01:30:00.000-08:00</published><updated>2009-01-31T01:48:53.016-08:00</updated><title type='text'>Van 6. Piyade Alayı</title><content type='html'>Bir zamanlar "Doğu'nun Parisié diye tanımlanan Van, bir yanı Van gölü öte yanı bugi bugi dağları ile sımsıcacık atmosferli bir kendine özgü kent. Van'a ilk kez 26.12.2008'de, Emrah oğlumun Askerlik Yemin Töreni için gittim. Van Havaalanına indiğimizde anladık ki soğuğu üşütmüyor. Birliğiğe gitmek üzere taksiye bindiğimizde gördük ki, mesafeler kısa, doğal ki göreli olarak. Yemin töreninin yapılacağı alana gittiğimizde hissettik ki, askerlik görevini yapan gençlerimiz çok emin ellerde. Üst rütbeli tüm askerlerin incelikli ilgisi, biz törene katılan tüm aileleri çok mutlu etti. Bu ilgi ve bu nezaketin verdiği güvenle biz anneler, babalar, kardeşler, gönlümüz rahat, içimiz huzurlu olarak evlatlarımızdan ayrıldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada kaldığımız 1.5 gün içinde, Van'ın kendine özgü yeme-içme mekanlarını keşfettik.Her biri birbirinden güzel, özgün bu mekanlar içinde bir tanesi vardı ki, şehrin karakteristiğini simgeliyordu. Van; kahvaltı sofraları ile ünlü bir kentmiş. Cumartesi sabahı kahvaltı için gittiğimiz "Bak Hele Bak Yusuf Konak'ta", yöresel tatların mükemmel sunumunu, işletmecilik anlayışının incelikli emeği ile tattık. Ve çok ama çok güzel vakit geçirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van 6. Piyade Alayı, Jandarma ve Komando Birliklerinde askerlik görevlerini yapan pırıl pırıl askerlerin Yemin Töreni; temeldeki disiplin ile çok düzenli, çok nezih ve çok duygu dolu idi. Biz, evlatları ile gurur duyan aileleri, komutanın yaptığı konuşma daha da gururlu ve mutlu etti ve müteşekkir kıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm gençlerin yolları açık, hayatları güzel olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-5354363620761985751?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/5354363620761985751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=5354363620761985751&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/5354363620761985751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/5354363620761985751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2009/01/van-6-piyade-alay.html' title='Van 6. Piyade Alayı'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-3112437035857862385</id><published>2008-06-17T12:14:00.001-07:00</published><updated>2008-06-17T12:41:57.073-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türban'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yokluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelişmiş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baş örtüsü'/><title type='text'>Kadınlarla Gelen Ya Da Giden</title><content type='html'>Kadın olduğunu bilememiş kadınlardan oluşan toplumlarda, gelişimden söz etmek olası değil.&lt;br /&gt;    Kadın olabilmiş, kadınlığının farkına varmış, kadınlığının, çok ama çok şey olmak olduğunun bilincindeki kadınlar; kendilerini bildiklerinden itibaren donanımlarını geliştirir, bir meslek sahibi olur, işlerinde çalışır, üretirken; kadın olmanın, eş olmanın, anne olmanın bilinciyle yapabileceklerinin en iyisini yaparlar. Böylesi gelişmiş, yaşama çok boyutlu bakan kadınlar, ne saçlarının telini sakınır, ne de eteklerinin boyunu. Çünkü; bu gibi ayrıntıların, kendini bilen insanlar için hiç bir şey ifade etmediğinin bilincindedirler. Ama aynaya baktıklarında, önce kendi kendilerinden hoşnut olmak isterler. Zaten, baştan eteğe uzun örtüler içinde, her türlü zarafetten uzak şekilleri gören erkek ve kız çocuklarınn estetik duyguları nasıl gelişebilir?&lt;br /&gt;    Önce kadın, sonra eş sonra anne olabilmenin ayrıcalığını yaşamış, kendinden hoşnut, özgüven sahibi, kişilikli, çalışan, üreten ve her zaman kadın olduğunun farkındalığındaki kadınlar; yaşadıkları sürece kadın olmanın keyfini çıkarırken, doğurdukları çocuklarını yetiştirmenin gururunu da yaşarlar. Ve ancak böylesi gelişmiş kadınların çocukları, ana-babalarının çok ama çok önüne geçebilen gelişkin bireyler olurlar. Gelişen bireylerden oluşan toplum da, yurdum insanının düştüğü hallere zaten düşmez. Yokluk ve yoksulluğun getirdiği aczle kafasını - bedenini örten bilinçsizlerden oluşmaz. Önce kendini sonra karşısındakini tanıyan, düşünmeyi bilebilen, farkındalığın erdemini kavrayabilmiş, gelişime açık bireylerden oluşur. Ve ille de söylemi eylemi bir bireylerden...&lt;br /&gt;   Ayrıca "cennetteki huriler" gibi, kadınların kadınlığını her türlü incelikten uzak vurgulayan da, yine ülkemiz inanç sisteminin getirdiği fantezilerden. Öte dünyanın fantezileri bırakılıp da yaşanılan dünyanın cömertliği farkedilebilse ve bu coşku yaşanabilse...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-3112437035857862385?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/3112437035857862385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=3112437035857862385&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3112437035857862385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3112437035857862385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/06/kadnlarla-gelen-ya-da-giden.html' title='Kadınlarla Gelen Ya Da Giden'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-7973489223642097204</id><published>2008-05-22T09:05:00.000-07:00</published><updated>2008-05-22T09:27:42.496-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hormon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='söz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşamak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='silikon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='botoks'/><title type='text'>SÖZDE LAKİN ÖZDE OLMAYINCA</title><content type='html'>Hani çok büyük bir çoğunluk, bir diğer çoğunluğun sözlerini tekrarlıyor ya. Hani bir diğer çoğunluk, ne de çok bildiğini gösterecek söylemlerde bulunuyor ya. Hani söylenenlerle yapılanlar asla birbirleriyle örtüşmüyor ya. Hani günler kutlanıyor da içleri doldurulmamış oluyor ya. İşte tam o hesap, büyük şehirlerde Mutluluk Okulu açılıyor. İnsanlar mutlu olsunlar deyu. O okullardan diploma alacaklar merakla bekleniyor.&lt;br /&gt;Silikonlu, botokslu, saç kaynaklı, kirpik ektirmeli gibi mi olacaklar. Müdahaleli ürünler misali, örneğin "Anamur Çikitası" gibi mi olacaklar. Yoksa, bozulmuş topraktan alınamayan beyhude doğal ürünler yerine, organik ürün dükkanlarında çok sıfırlı satılanlar gibi mi olacaklar diye.&lt;br /&gt;Artık basiti, gerçeği yaşamaktan uzak duruluyor ya. Genel sistemin uzantısı mış gibi yaşamlar, Mutluluk Okulu diploması ile miş gibi mi olacak diye, merakla bekleniyor. Ayrıca, doğadan gelen portakal, muz, çilek vb. ürünlerin içeriğinin, mutluluk hormonu diye de adlandırılan seretonin zengini olduğu saptanmış. Bu ürünlerin odağında yaşayan yurdum insanı, mutluluk doygunu olduğundan mı, etraflarında olup bitene tepki vermiyor acaba???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-7973489223642097204?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/7973489223642097204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=7973489223642097204&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/7973489223642097204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/7973489223642097204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/05/szde-lakin-zde-olmayinca.html' title='SÖZDE LAKİN ÖZDE OLMAYINCA'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-3027648610072200906</id><published>2008-05-22T00:37:00.000-07:00</published><updated>2008-05-22T00:42:50.793-07:00</updated><title type='text'>Aşa Çıkanlar</title><content type='html'>Gerçeklerle yüzleşmekten hoşlanmayan yurdum insanının, eleştiriye tahammül gücü yoktur. Oysaki eleştiri; insanı, ortamı, var olanı geliştirir. Ama yurdum insanının gelişmek gibi bir kaygısı yok ise, eleştiri kaygısı niye???&lt;br /&gt;Yurdum insanı iletişimden, onun bunun şunun yaşamını irdelemeyi anlıyorsa, yaşadıklarının sancısını, başka hayatları kendi anlatım tarzında şekillendirerek azaltmaya çalışıyorsa, hayatının renksizliğini, her soluklarına kendi özgün renklerini katmışların aynasındayeniden ve yeniden görüyor ve bunun sıkıntısını yaşıyorsa; ne denir? "Ne doğarsan aşına, o çıkar kaşığına."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-3027648610072200906?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/3027648610072200906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=3027648610072200906&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3027648610072200906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/3027648610072200906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/05/aa-kanlar.html' title='Aşa Çıkanlar'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-1866381679647040962</id><published>2008-05-19T05:02:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T05:21:02.193-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nazım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çöp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşamak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikmet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><title type='text'>SEN YANMASAN...</title><content type='html'>"Ben yanmasam, o yanmasa, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" demiş ya Nazım. Aynı o hesap; sen özen göstermezsen, ben dikkat etmezsem, o farkında olmazsa; nasıl temizlenir içinde yaşadığımız ortam. TEmizlikten kastım çerçöp temizliği. Temizliğin diğerine dair harekat; balığın baştan kokmuşluğu halleri ile yakından ilgili olup baştan kokmuş balıkların geri kalanının kötü kokular neşretmemesi, tekmil yurdum insanının 36 kısım çalışma metoduna bağlı. Dolayısıyla bu yazının konusu yanlızca çerçöpler.&lt;br /&gt;Sokaklarda, günün çizgilerine son derece uygun giyimli, bakımlı gencecik güzel kızlar, genç kadınlar görüyorum. Ellerindeki kesekağıtlarından aldıkları çekirdekleri çitleyip, kabuklarını fütursuzca yollara savuruyorlar. Ya da olasıdır ki, yeni çokan modeli ile yeni değiştirilmiş bir 4 tekerleklinin camından dışarı savrulanlar. Arabanın modeli yakınçağ olsa da , içindekilerin zihniyeti ilk çağ ki, camdan dışarı savurabiliyor, içini boşaltıp dışını parçaladığı içki şişesiyle sigara paketini. Bebelerinin havetini yollarda, kıyıda köşede gidertenler, kumlara savurdukları plastik şişelerle top oynayanlar, çöplerini tırbaya koymadan öylecene , sokaklardaki çöp tenekelerine fırlatanlar, ortak kullanım alanlarındaki tuvaletlerin hali pür melali...&lt;br /&gt;Nazım'la başladık, Hikmet'le noktayı koyalım. "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine." (Ve ve temizcesine...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-1866381679647040962?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/1866381679647040962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=1866381679647040962&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/1866381679647040962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/1866381679647040962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/05/sen-yanmasan.html' title='SEN YANMASAN...'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-6404564004844899235</id><published>2008-05-12T15:22:00.000-07:00</published><updated>2008-05-12T15:36:31.545-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çorak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duyarlılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarikat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toprak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beton'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genç'/><title type='text'>TARİKATLAR, DOĞA</title><content type='html'>İnanç odaklarının çeşitliliği (ya da tekrarlanan ama farklı isimlerdeki aynılığı) ile insanlarının oluşturduğu tarikatlar büyüyor, büyüyor. Bu inananlar ordusunun bir kısmı; her daim genç ve güzel (!) görünme sevdasında yağlarını aldırır, olmayan bombelerini yuvarlak hale getirir, yüzlerini tek bir torna tezgahından çıkmışçasına aynılaştırır, zayıflama merkezlerine, spor salonlarına koştururken, bir başka kısım; uzun ve tabii ki genç görünerek yaşamaya inanmış, genetik şifresini çözdürerek hayat akışını, inandıklarının formüllendirmesine bırakıyor.&lt;br /&gt;Bütün bunlar bu topraklar üzerinde yaşanırken, yine aynı topraklar yine aynı insanlar tarafından hoyratça tahrip ediliyorsa, çevreye olmayan duyarlılık sonucu etraf betonlaşıyor, doğanın insan eliyle yok edilmesiyle göller kuruyor, ırmaklar akmıyor, toprak kendisine yapılan haksızlıklara çoraklaşarak, kayarak yanıt veriyorsa; doğayı koruyamamış bu insanlar, her daim genç ve uzun uzun yaşamayı hangi tıkanmış ortamda sürdürecekler? Doğadan, doğayla gelenlerden ayrı mı, genetiğiyle oynanmış ürünler misali.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-6404564004844899235?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/6404564004844899235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=6404564004844899235&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/6404564004844899235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/6404564004844899235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/05/tarikatlar-doa.html' title='TARİKATLAR, DOĞA'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7488884055122793427.post-4417876028733986396</id><published>2008-05-11T06:53:00.000-07:00</published><updated>2008-05-11T07:15:37.858-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anneler günü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne'/><title type='text'>Anne Olmak</title><content type='html'>Kadın olabilmek büyük bir şans. Anne olmaksa bu şansa verilmiş en büyük armağan. Öyle bir hediye ki; sahip olunduğundan itibaren, sürekli geri dönüşümlerle özünü çoğaltan.&lt;br /&gt;Daha karnındayken, annenin dokunuşlarına küçücük sevimli tekmeleriyle yanıt veren bebek, doğumuyla evin prensi ya da prensesi olurken; her an her gün gelişimiyle, farklı tepkileriyle doğuranına anneliği öğretir. Bebeğiyle annelik sanatını öğrenen, farkındalığını, gözlem gücünü, yaratıcılıklarını geliştiren anneler, böylesi bir ayrıcalığın keyfini yaşarken, doğal olarak sorumluluk duygularınıda pekiştirirler. Özlerindeki şefkat, sevgi, ilgi sorumluluk ve disiplini bebeklerine yansıtabilmiş anneler, çocuklarının gelişim sürecinde, verdiklerinin çocuklarından yansımasında, en büyük hazzı yaşarlar. Çünkü bu, hediyenin geri dönüşümüdür. Çocuğun birey&lt;br /&gt;oluşunun kanıtıdır.&lt;br /&gt;Anne adayları ve annelerin günleri kutlu, çok boyutlu yaratıcılığı barındıran annelik sanatları başarılı olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7488884055122793427-4417876028733986396?l=hayatadairkosesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/feeds/4417876028733986396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7488884055122793427&amp;postID=4417876028733986396&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/4417876028733986396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7488884055122793427/posts/default/4417876028733986396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatadairkosesi.blogspot.com/2008/05/anne-olmak.html' title='Anne Olmak'/><author><name>Niray Marlalı</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02205413493720189042</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
